Sosyal Ağların Oluşturduğu Ekonomi - MySpace 15 Milyar Dolar Eder mi?
Amerikan menşeli araştırma firması eMarketer, sosyal ağ sitelerinin (social networking sites) çevrimiçi reklam pastasından 2007 yılı için 865 milyon dolar pay alacağını öngörmüştür. 2006 yılında bu rakam 350 milyon dolar iken, 2010 yılı tahminleri ise 2.15 milyar dolar civarında olacak denilmektedir.
Google, 2006 yazında MySpace üzerinde arama ve reklam satış hizmeti sağlaması karşılığında Fox Interactive ile 900 milyon dolarlık bir anlaşma yapmıştı. Bu aynı zamanda Murdoch adına son zamanlarda yapılmış en karlı sanal yatırım olarak tarihe geçmişti. Murdoch, MySpace’i 580 milyon dolara satın aldığında, sektörde bazı uzmanlar bu işin Fox Interactive açısından yüksek getiriler sağlamayacağı inancıydadılar. Fakat Google ile imzalanan bu anlaşma bile MySpace‘in internet uzayında ne kadar genişleyebileceğini göstermesi açısından yeterli idi. Bir başka araştırma şirketi RBC Capital, MySpace’in değerinin üç yıl içerisinde 15 milyar dolara ulaşabileceğini belirtmişti.
eMarketer, pastanın en büyük payının, 2006 yılı itibarı ile %60 ile MySpace’de olduğunu ortaya koymaktadır. MySpace için 2007 tahmini ise 525 milyon dolar seviyelerindedir. MySpace’in tasarımından, teknik detaylarına kadar karşısında olanların çoklukla rağbet ettikleri site olan FaceBook ise 2006 boyunca yeni yatırımcıların ilgisini üzerine toplaması ile popülerliğini arttırmıştı. 2006 içinde aldıkları kararla FaceBook tayfası (Kaptanı Mark Zuckerberg) gemiyi daha yüksek rakamlar telaffuz edilmediği sürece kendileri komuta etme kararı almışlardı. Reklam pazarından alabilecekleri payı düşüdüğümüzde aslında çokta büyük hata yapmadıklarını kolaylıkla söyleyebiliriz. (Yahoo, Facebook’u almak için 800 milyon dolar teklif etti, ancak 2 milyar dolar isteyen FaceBook bu teklifi reddetti ve Facebook nisan ayında 25 milyon dolarlık küçük! bir risk sermayesini Greylock Partners’dan aldı.)
Bu siteler için yapılan söz konusu bu ciddi ekonomik tahminlerin realize olmasını engelleyecek en büyük etken ise, sunulan reklamın geri dönüş oranını gösteren metriklerin henüz yeterince olgun olmaması noktasına odaklanıyor. Araştırmacılar pazara girecek ve reklamverenlere güçlü ölçüm araçları sunan yeni sitelerin pazarda kendilerine iyi bir pozisyon bulabileceklerine işaret etmektedirler. Girişimcilere duyurulur!
Peki bu sitelerin bu kadar yüksek ekonomik değerler ifade etmesinin arkasında yatan gerçek neydi?
Duruma biraz bu sitelerin yaratıcılarının gözlükleri ile bakmak gerekiyor. Üye sayısı üç milyonu aşan Multiply.com’un Başkanı Peter Pezaris’in 90′ların sonlarında yaşadıkları Commissioner.com deneyimlerini özetlerken, aralık 99′unda siteyi CBS Sportsline’a 46 milyon dolara satmalarının arkasında yaşadıkları ticarete dikkatleri çekiyor. CBS açısından, Commissioner, internet stratejilerini tamamlayacak büyük bir parçaydı Pezaris’e göre. Pezaris o gün için banka soydukları hissine kapılmalarına rağmen, bugün geriye doğru bakıp düşündüklerinde, aslında çok da ucuza sattıklarını belirtmektedir. Bu mantıkla yaklaşıldığında Facebook, üzerinde 9 milyon liseli gencin sohbet ettiği bir platformdan öte büyük bir medya kuruluşu. Zuckberg’de olaya böyle yaklaştığı için 800 milyon doları bir kenara iterek milyar dolarların konuşulmasını tercih etti. Site içinde oluşturulan kullanıcı gruplarının aldığı desteği incelediğimiz zaman, Facebookperverlerinde sitenin bağımsızlığını koruması yönünde oldukça gayretkeş olduklarını gözlemlemekteyiz.
MySpace’in eğer iddia edildiği gibi 110 milyondan fazla kullanıcısı varsa çok ucuza gittiği tespiti de yine bu bakış açısı ile mümkün… Fakat Türkiye gerçekleri açısından olaya yaklaştığımızda bu hacimde internet ekonomisinin oluşması hayal gibi görünmektedir.
Kaynak:
http://turk.internet.com/haber/yazigoster.php3?yaziid=16977
http://turk.internet.com/haber/yazigoster.php3?yaziid=16524
Enterprise 2.0 Case Study - Avenue A | Razorfish
Enterprise 2.0 ile kurumların yeni teknolojileri iş süreçlerine entegre ettikleri takdirde verimliliklerini ne kadar arttıracaklarını öğrenmek isteyenler ile bu konseptin kurumsal alanda nasıl uygulanmaya başlandığını merak edenler için, Harvard Business School’dan Associate Professor Andrew McAfee’ye kulak vermek gerekiyor.
Ford, Microsoft, CitiGroup gibi devlere çevrimiçi içerik, web, internet-intranet vb konularda hizmet veren 1000′den fazla çalışanıyla 190 milyon dolardan fazla ciro üreten Avenue A | Razorfish’in kurumsal intraneti McAfee tarafından incelenmiş…
Enterprise 2.0 bir kurumda ne kadar şık duruyor
öğrenmek isteyenler için:
http://blog.hbs.edu/faculty/amcafee/index.php/faculty_amcafee_v3/now_thats_what_im_talking_about/
Kimdir bu Razorfish tayfası bu işler bize çok uzak ama yine de bi tıklayıp görelim diyenler için,
http://www.avenuea-razorfish.com/enterprisesolutions/
Intranet ve Enterprise 2.0 ile ilgililere güzel bir not:
“Enterprise 2.0 technologies have the potential to let an intranet become
what the internet already is: an online platform with a constantly changing
structure built by distributed, autonomous and largely self-interested
peers. On this platform, authoring creates content; links and tags knit it
together; and search, extensions, tags and signals make emergent structures
and patterns in the content visible, and help people stay on top of
it all. Enterprise 2.0 technologies are subject to network effects; as more
people engage in authoring, linking and tagging, emergent structure
becomes increasingly fine-grained.”
Andrew P. McAfee in Enterprise 2.0: The Dawn of Emergent Collaboration
(MIT Sloan Management Review, Spring 2006)
Etelos - Enterprise 2.0
Etelos Web 2.0 trendini uygulama geliştirme platformlarının oluşturduğu bir market olarak iş dünyasına sunuyor.
Web tabanlı bir proje yönetim aracına ihtiyacınız var. Bunu hosted ya da kendi sunucularınızda barındırarak çözmek ama kodlarına tamamen hakim olmak ve sürekli geliştirerek çalıştırmak istiyorsunuz. Etelos platformu tam size göre…
Sadece proje yönetimi ile sınırlı kalmadan CRM’den Web-Based Content Management’a değin pekçok konuda ürün Etelos pazarında mevcut. Mevcutlarla yetinmeyenler için uygulama geliştirme noktasında da destek olunmakta… Platform olarak sunulan “EASE is the English Application Scripting Engine and it’s a fast way to build applications” ile söylendiği gibi 3 gün içinde kendi uygulamalarınızı üretebilirsiniz. Sertifikasyon programından, kurumsal taahhütlerine kadar ciddiyetle takip edilmesinde fayda olan Etelos, özellikle teknik girişimcilerimiz için ve iş zekası noktasında uygulama geliştiren kurumlar için incelenmesi gereken bir marka…
Hakkında:
Etelos provides open source, on-demand Web 2.0 applications on the hosting environment that you choose. The Etelos Ecosystem for developing and deploying on-demand applications is revolutionizing the world of software distribution; you can install an application today and then get the source code to customize and mold that application to fit your unique business needs. On the Etelos Store, developers can sell applications, businesses can try applications and Internet service providers can offer hosting services; in one Ecosystem with all the features of software as a service (SaaS) and all the flexibility of custom development.
Comments(0)